İsrail, Somali'deki Türk F-16'larına karşı lobiye başladı: Donald Trump'a bir tehdit daha
Benjamin Netanyahu'nun danışmanı Shay Gal, F-16'ları Somali'de konuşlandırmasından ötürü Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını istedi. F-35 müzakerelerine ilişkin geçmişte ABD Başkanı Donald Trump'ı tehdit eden Gal, İsrail basınındaki yazısında yeni tehditler savurdu.
Türkiye'nin karşılıklı anlaşmalarla güvenlik çemberine aldığı Somali, İsrail için baş ağrısına dönüştü. Ülke kuzeyinde ayrılıkçı Somaliland eyaletini 'devlet' olarak tanıdığını açıklayan Benjamin Netanyahu ve ekibi, Türkiye ile bölge aktörlerinin Afrika Boynuzu'nda yürüttüğü faaliyetleri dikkatle izliyor.
İsrail yönetimini adeta çılgına çeviren gelişme, Türk F-16 savaş uçaklarının şubat ayı başında Somali başkenti Mogadişu'da ortaya çıkmasıydı. 3 adet jetin ülke semalarında sürekli devriye atması, bu ülkeyi parçalayıp Kızıldeniz'in Aden Körfezi'ne açılan kapısında varlık göstermeye çalışanları panikletti.
Ankara'nın Bayraktar TB2 SİHA, AKINCI TİHA ve ATAK helikopterlerinin ardından bir kararlılık ifadesi olarak F-16'ları Somali'de konuşlandırmasına öfkelenen isimlerden biri, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun eski danışmanı Shay Gal oldu. 'Sahibinin sesi' olarak görülen İsrail Uzay Havacılık Endüstrisi (IAI) eski yöneticisi Gal, Tel Aviv merkezli Hayom gazetesinde yazdığı makalede ABD Başkanı Donald Trump'ı tehdit etti.
Türkiye'nin 'Amerikan uçaklarını istediği yere gönderemeyeceğini' savunan Gal, Washington yönetimini Ankara'ya yaptırım uygulamaya çağırdı. ABD'nin buna karşı çeşitli adımlar atacağını ileri süren Gal, Washington'da kararların Beyaz Saray'da değil, Kongre, Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı'nda alındığını, buralarda da İsrail'in etkili olduğunu yazdı.
Türkiye'ye F-35 satışı ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda yürütülen müzakerelerden dolayı geçmişte de Trump yönetimini tehdit eden Gal, "Türk F-16'sı: İttifak paradoksu, kendi kendini sabote etmeye yaklaşıyor" başlıklı yazısında şu yorumda bulundu:
"F-16 jeti onlarca yıl Batı kontrolünün bir sembolüydü. Geçtiğimiz hafta bu önerme Mogadişu'da çöktü. Türkiye 'terörle mücadele' adı altında Amerikan menşeli F-16'ları Somali'de uçurdu.
Bu davranış biçimi aslında bir test. Çünkü mesele sadece tedarik değil, operasyonel doktrindir. ABD kendi hava güçleri için kuralları hâlâ uyguluyor mu yoksa Ankara, Amerikan uçaklarını kısıtlama olmaksızın istediği yerde konuşlandırabileceğini gösterdiği için birtakım kurallar artık sadece kağıt üzerinde mi kalıyor?
F-16 konuşlandırmanın zamanlaması da kasıtlıydı. Çünkü İsrail'in Somaliland'i tanıması Türkiye'nin Afrika Boynuzu'nda 10 yıldır kurduğu dengeyi bozdu. Erdoğan bu hamleyi günler sonra kınadı. Ardından diplomatik hamleler geldi. Savaş uçaklarının gelişi ise kinetik temel oluşturdu.
Hedef kitle ise geniş: Somaliland, potansiyel takipçiler ve Washington'un kendisi. Bu nedenle F-16 sorunu S-400'den daha yıkıcı. Ege'de ihlaller normalleşti. Yunan yetkililer F-16'lar da dahil olmak üzere Türk askerî uçaklarının egemen hava sahasını pek çok kez ihlal ettiğini belgeliyor.
Bu, deniz miliyle ilgili anlamsız bir tartışma değil. Bu, bir NATO ve Avrupa Birliği devletine ait hava egemenliğinin ABD tarafından desteklenen platformlar kullanılarak başka bir NATO üyesi tarafından sistematik olarak aşındırılmasıdır."
Amerikan basını | The War Zone:
— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) February 5, 2026
▪️Eş-Şebab'ın saldırıları artırdığı bir dönemde Türk F-16'ları Somali'de boy gösterdi.
▪️Raporlara göre Ankara son birkaç aydır F-16'ları ağırlayacak bir tesis inşa ediyor.
▪️Türkiye'nin F-16'larını cephe hattında konuşlandırması ilk kez… pic.twitter.com/HyzXycZCzd
F-16'LARA İLİŞKİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ KESİN
"Ukrayna'daki savaş sırasında Rusya'nın NATO üyesi devletlere yönelik hava sahası ihlalleri tek haneli sayılarda kaldı. Ancak Türkiye'nin tek bir müttefike karşı ihlalleri ise yüzlerce sayıya ulaştı.
Kıbrıs konusunda ise Türkiye politikayı değil, haritayı sorguluyor. Türk F-16'ları Kıbrıs hava sahasına defalarca girmiştir ve işgal altındaki kuzeyde de faaliyet göstermektedir. Hava gücü, işgal yoluyla aklanıyor.
Aynı uçaklar Türkiye'nin Kürt topluluklarına (PKK/YPG) karşı yürüttüğü operasyonlarda da temel oluşturuyor. Türkler Libya'da da aynı mantığı izliyor. Tartışmalı anlaşmalar çerçevesinde bir iç savaşa kararlı bir şekilde müdahale ettiler, silah kısıtlamalarını ihlal edip sahadaki güç dengesini yeniden şekillendirdiler. İnsansız sistemler önemli rol oynadı ama hava gücü orada da siyasî mühendislik olarak kullanıldı.
Somali şimdi bu döngüyü tamamlıyor. Türkiye orada yıllardır sert güç inşa etti: Kalıcı bir askerî üs, eğitim misyonları, siyasî ittifak ve enerji hedefleri... F-16'ların gelişi bir terörle mücadele olayı değil. Bu, askerî varlığın, diplomatik baskının ve ekonomik konumlandırmanın hava gücü altında birleştiği entegre bir projenin açıkta kalan kenarıdır.
Batı yaptırım mekanizmasının başarısız olduğu yer burasıdır. Etki, teslimatla bitmez. Pakistan örneği bunu kanıtlıyor. Washington, F-16 teslimatlarını dondurdu, sürdürülebilirliği şartlandırdı ve izlemeyi doğrudan operasyonel uyumluluğa bağladı. Türk F-16'ları bugün Romanya ve doğu bölgesinde NATO hava sahasını savunuyor. Ama aynı uçaklar Yunanistan'a, Kıbrıs'a ve güneye baskı oluşturuyor.
ABD'nin silah transferleri bir amacı bağlıdır. Amerikan menşeli F-16'lar, zorlayıcı uçuşlar, sistematik egemenlik baskısı ve ortakların sindirilmesi için kullanıldığında bu diplomasiyi aşarak Amerikan silah transfer rejiminin temellerine bir meydan okuma haline gelir.
Washington'un araçları var. Destek, yükseltmeler, görev yazılımı da dahil olmak üzere bunlar koşullandırılabilir yahut destek askıya alınabilir. Kongre, Türkiye-Yunanistan bağlamında bu kaldıraçları test etmişti. Ankara'nın kullandığı en büyük araç belirsizliktir. Bunu ortadan kaldırmak ise Avrupa'nın sorumluluğunda."

TÜRKİYE BEŞİNCİ NESİL UÇAKLARI YUNANİSTAN VE İSRAİL'E KARŞI KULLANACAK
"F-35 sorunu yeniden gündeme geliyor ve refleks tanıdık: S-400 sorununu çözün, Türkiye'yi Batı'ya bağlı tutun... Bu önerme yanlıştır. S-400 bir semptomdu. Temel sorun ise operasyonel doktrin. Türkiye'nin gelecekteki hayalet uçak filosu Rusya veya İran ile çatışma için tasarlanmadı.
Beşinci nesil uçaklar bunun yerine Türkiye'nin zaten baskı uyguladığı yerlerde kullanılacak: Yunanistan ve Kıbrıs üzerinde, Doğu Akdeniz'deki diğer ABD ortaklarına karşı ve özellikle İsrail'e karşı... Buna Suriye hava sahası ve Akdeniz dahil.
İsrail bu modeli okuyor. Yunanistan bunun altında yaşıyor. Bu gidişatta böyle bir karşılaşma giderek olasılıktan ziyade zamanlama meselesi olarak okunuyor ve İsrail duruşunu buna göre ayarlıyor.
Mogadişu bunun kanıtıdır. Batı'nın sessizliği Türkiye için operasyonel bir yetenek haline geldi. Mesele artık F-35'lere erişim değil, Türk F-16'larının operasyonel uygulanabilirliğinin ne kadar hızlı bir şekilde engelleneceğidir. Buna ilişkin hazırlıklar zaten devam ediyor.
İşte bu yüzden F-16 hikayesi gerçek F-35 hikayesidir. Uygulamanın sakıncalı olduğu durumlarda kuralların hâlâ geçerli olup olmadığını, ittifakın ortak savunma mı yoksa ortak lojistik mi anlamına geldiğini ve egemenliğin bir pazarlık kozu olmaktan ziyade bir ilke olarak kalıp kalmadığını test eder.
Washington'un gerçekte nasıl çalıştığını anlayanlar, bunun nerede kararlaştırılacağını bilirler.
Bu işlere ilişkin kararlar başkanlık görüşmelerinde (Beyaz Saray'da) değil, Kongre, Pentagon, Dışişleri Bakanlığı ve lojistik zincirinde, Atina ve Kudüs'ün zaten orada olduğu bir ortamda alınır."
Somali ordusuna teslim edilmek üzere TCG Sancaktar gemisinden Mogadişu Limanı'na indirilen M-48 tankları ile beraber mühimmat teslimatı da yapıldığı görüldü. https://t.co/jMZPPdSSpZ pic.twitter.com/NdR4XG1vjx
— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) February 13, 2026
Yahudi analist Shay Gal, Türkiye'ye F-35 planından bahsederken Amerika'daki kurulu düzeni anlatıyor:
— TRHaber Savunma (@savunma_trhaber) January 2, 2026
▪️Trump Türkiye'ye söz verdi ama İsrail, Washington'da bunu engelleyecek.
▪️Mar-a-Lago'da Netanyahu ile görüşme samimi görünüyordu ama aslında öyle değildi.
▪️Görüşmelerde… pic.twitter.com/KlYg11EhpZ
00 Yorum
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!