Dünyadaki 8 THAAD radarının 4'ü imha edildi: İran, Rusya sayesinde isabet oranını artırmış görünüyor

İran'ın balistik füzeleri, dünyanın en gelişmiş erken uyarı sistemi olarak gösterilen THAAD radarlarını etkileyici bir isabetle vurmayı başardı. Katar, Ürdün, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki çok pahalı radarlar kullanılamaz halde.

Dünyadaki 8 THAAD radarının 4'ü imha edildi: İran, Rusya sayesinde isabet oranını artırmış görünüyor

ABD ve İsrail saldırılarına karşı İran'dan ateşlenen balistik füzeler, Haziran 2025'teki '12 Gün Savaşı'na kıyasla isabet oranını artırmış görünüyor.

Amerikan ordusunun Körfez bölgesinde kullandığı askeri üsler hem kamikaze İHA hem de füzelerin hedefi oldu. Bölgedeki yabancı askerler üzerinde büyük baskı oluşturan saldırılar, Pentagon'un hava hedeflerini uzun menzilden izlemesine olanak tanıyan son derece kritik radarların da tahribine yol açtı. 

Katar'daki Udeyd Hava Üssü'nde bulunan ve değeri yaklaşık 1,1 milyar dolar olan AN/FPS-132 erken uyarı radarı ve Bahreyn'deki AN/TPS-59 radar sistemi, İran'ın füze saldırıları sonucu imha edildi. Bunu Ürdün'deki Muvaffak Salti Hava Üssü'nde konuşlu AN/TPY-2 radarının vurulması izledi. Amerikan Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından öncelikle yalanlanan olay, Airbus tarafından servis edilen uydu fotoğraflarıyla kesin biçimde açığa çıktı. 

Bölgede en az 5 adet erken uyarı radar sisteminin hasar aldığı, bunlardan 4'ünün THAAD radarı olduğu belirtiliyor. Her biri 300 milyon ilâ 1 milyar dolar arasında gezinen maliyetiyle dünyanın en pahalı izleme sistemlerinden olan Lockheed Martin-Raytheon radarlarının yerine yenilerini koymak için yıllarca beklemek gerekiyor.

İran füzeleri THAAD ekipmanını vurarak ABD'nin dünya genelindeki izleme ağına büyük bir darbe indirdi. 

Ürdün'deki AN/TPY-2 radarının son hali uydu fotoğrafına yansıdı

AN/TPY-2, AN/TPS-59 ve AN/FPS-132 TİPİ THAAD RADARLARININ TARAMA MENZİLİ KAÇ KİLOMETRE?

28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail uçaklarının İran kentlerini bombalamasıyla başlayan savaşta ilk bir hafta içerisinde en az 9 Amerikan üssü hasar alırken, Tahran'ın vurmayı başardığı en pahalı sistem THAAD radarları oldu. 

AN/TPY-2 tipi erken uyarı radarlarının dünya genelinde sınırlı sayıda olduğu kaydediliyor. THAAD (Terminal High Altitude Area Defense - Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma) sistemine bağlı erken uyarı radarları ABD toprakları haricinde Guam, Güney Kore, Ürdün, İsrail, Romanya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bulunuyor.  

Ürdün'deki AN/TPY-2 radarının imha edildiği kesinleşirken, BAE'de bulunan el-Dhafra Hava Üssü'nün vurulması sonucu buradaki THAAD radarının da hasar aldığı yönünde doğrulanmamış bilgiler bulunuyor. 

THAAD sisteminin kullandığı taşınabilir nitelikteki AN/TPY-2 radarı, 1000 kilometre menzilden balistik füzelerin tespitini yapabiliyor. Radarın menzili galyum nitrür (GaN) yükseltmeli bazı versiyonlarda 3 bin kilometre olarak gösteriliyor. Amerikan savunma endüstrisi bunu, 'dünyanın en gelişmiş mobil X-band radarı' olarak tanımlıyor. 

ABD Donanması'na bağlı 5. Filo'nun merkezi durumundaki Bahreyn'de bulunan AN/TPS-59 radarı ise ebatları farklı olmakla birlikte AN/TPY-2 ile benzer özellikler taşıyor. Daha hızlı taşınabilir sınıftaki X-band radarının yaklaşık 750 kilometrelik tarama menzili bulunuyor. 

Katar'da vurulan sistem ise mobil değil sabit bir radar olan AN/FPS-132 idi. Dört yönde küresel gözetleme imkânı sağlayan radar, İran savaşına dek yaklaşık 10 bin Amerikan askerine ev sahipliği yapan el-Udeyd Üssü'nde bulunuyor. Taşınabilir özellikte olmayan AN/FPS-132'nin tarama menzili 5 bin kilometreye kadar uzanıyor. 

Balistik füzeleri çok uzun mesafeden takip ve tespit etmek için tasarlanmış radar, bölgeye yönelik tehdide hangi hava savunma füzesiyle cevap verileceğini hesaplamak için operatörlere zaman kazandırıyor. Ne var ki, böylesine gelişmiş özelliklerine rağmen söz konusu THAAD radarı, İsrail'in Katar başkenti Doha'ya saldırıda bulunduğu 9 Eylül 2025 tarihinde çalışmamıştı. İran saldırısıyla kullanılamaz hale gelen radarın 1,1 milyar dolar değerinde olduğu belirtiliyor. 

Pentagon'un Körfez bölgesine kurduğu hava savunma ağının birer parçası olan THAAD radarları, Katar, Bahreyn ve Ürdün'de büyük darbe aldı. BAE'deki 2 adet THAAD radarından en az birinin ciddi şekilde tahrip edildiği ileri sürülüyor. Böylelikle dünya genelinde az sayıda bulunan (iddiaya göre 8-11 arasında) THAAD radarlarından 4'ü İran'dan ateşlenen füzelerle imha edilmiş oldu. 

YETERİNCE GALYUM BULUNURSA 5 YILDA YENİDEN ÜRETMEK MÜMKÜN 

Amerikan basını, Katar'da vurulan GaN çip tabanlı AESA radarın yeniden inşası için en az 5 yıl gerektiğinden bahsediyor. Diğer mobil radarların üretim süresinin ise daha kısa sürdüğü ve 2 yılda teslimata hazır hale gelebileceği değerlendiriliyor. Ancak ABD savunma endüstrisi, radar ekipmanı için son yıllarda başgöstermiş bir sorunla yüzleşmek zorunda. 

Katar'daki AN/FPS-132 ve Bahreyn'de konuşlu AN/TPS-59'un yeniden ikamesi için gerekli olan galyum mineralinin miktarı tam 77,3 kilogram. Bu maddenin küresel arzı ise yüzde 98 oranında Çin kontrolünde. Her iki radarda ayrıca 30 tonu aşkın bakır kullanılması gerekiyor. 

Nadir toprak elementlerini elde etmede yaşanan zorluk nedeniyle Amerikan endüstrisinin yeni radarlar üreterek bunları Körfez bölgesine intikal ettirmesi kısa zaman içerisinde imkansız görünüyor. Bu nedenle Guam yahut Güney Kore'deki radarların Ortadoğu'ya getirilmesi seçeneği gündemde. 

Körfez'deki gelişmiş izleme sistemlerinin tahrip edilmesinde etkili olan en önemli faktörlerden biri ise İran füzelerinin geçmişe kıyasla daha etkili vuruş yeteneğine sahip olması oldu. Amerikan Washington Post gazetesine konuşan bir yetkili, İran'ın uzun süredir yakın müttefiki olan bir ülkeden destek aldığını, bu sayede kara ve denizdeki varlıkları daha iyi izleme imkânı elde ettiğini ileri sürüyor. 

6 Mart gecesine dek İsrail ile birlikte Körfez ülkelerini de vuran İran balistik füzeleri, bu tarihten sonra yalnız İsrail'deki hedeflere yönelmiş görünüyor.

Amerikalılar tam olarak adres göstermekten kaçınsa da İran füzelerinin daha etkili hale gelmesindeki temel aktörün Rusya olduğu gerçeği 'herkesin bildiği sır' niteliğinde. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, giderek daha da sertleşen Amerikan yaptırımlarının ortasında 20 yıllık stratejik işbirliği anlaşmasına imza atmıştı. 

Londra merkezli Middle East Eye (MEE) sitesine konuşan askeri analist Nicole Grajewski, İran balistik füzelerine Rus dokunuşundan bahsediyor. 'Rusya ve İran: Suriye'den Ukrayna'ya Karşı Koyma Ortaklığı' adlı bir kitabı bulunan Grajewski, "İran'ın hedef belirleme ve vurma konusunda yaşadığı iyileşmenin yanısıra İran ve Rusya arasında istihbarat alanında da işbirliği devam ediyor. Bu, Rusya'nın savaşa fiilen müdahil olmadan İran'a sunabileceği bir şey ve bunun büyük kısmı uzay tabanlı olacak" dedi. 

İran füzelerinin Suudi Arabistan başkenti Riyad'da daha önce açıklanmayan bir CIA istasyonunu vurduğunu, bununla birlikte en az 9 Amerikan üssünün tahrip edildiğini hatırlatan Grajewski, "Bazı hedefler etkileyici. Komuta-kontrol sistemleri aksadığında bile İsrail ile olan çatışmanın önceki aşamalarında bile oldukça gelişmiş veya sofistike kabul edilecek saldırı paketleri oluşturmayı başardılar" yorumunda bulundu.

00 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir