TAYFUN ciddi bir sayıya ulaşıyor, 300 ER atışını deneyeceğiz: Murat İkinci'den METEOR-GÖKBORA karşılaştırması
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye için çok kritik füze sistemleri hakkında önemli bilgiler verdi. TAYFUN, 300 ER, ŞİMŞEK-1 ve 2 ile ÇELİKKUBBE mühimmatlarında son durumu anlatan İkinci, Türk mühendislerince geliştirilen görüş ötesi hava-hava füzesi GÖKBORA ile Avrupalı METEOR'u karşılaştırdı.
Türkiye'nin vurucu gücü olan birbirinden yetenekli füzelerin geliştiricisi ROKETSAN, 2026'da tüm projelerde gaza basıyor. Savaş uçakları ve insansız hava araçlarının kara-deniz hedeflerine yönelik vuruş menzilini 500 kilometrenin üzerine çıkaracak aerobalistik füze 300 ER'nin ilk test atışı merakla beklenirken ROKETSAN, menzili yaklaşık 1000 kilometre olan balistik TAYFUN'un seri üretimini de sürdürüyor. Aynı zamanda hipersonik TAYFUN'un Blok-4 varyantı için çalışmalarda sona gelindi.
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Habertürk'te Güntay Şimşek'in hazırladığı Airport programında kritik projelerin son durumunu anlattı. ROKETSAN'ın 2025'te dünyaya duyurduğu hava-hava füzesi GÖKBORA'nın Avrupalı METEOR'dan 'çok daha iyi bir füze olacağını' söyleyen İkinci, mühimmatların seri üretimi hakkında da önemli bilgiler verdi.
İşte Murat İkinci'nin yaptığı açıklamalardan önemli satır başları:
2025 sadece ROKETSAN için değil tüm savunma sanayii için güzel bir yıldı. Sektör 10 milyar doların üzerine çıkan bir ihracat rakamına erişti. ROKETSAN ise ihracatını yüzde 50'nin üzerinde büyüterek yıllık bazda 750 milyon doları geçti.
Sadece ihracat anlamında değil, ROKETSAN olarak tüm ciromuzu yüzde 50'nin üzerinde artırdık. ROKETSAN'ın toplam cirosu 2 milyar doların üzerine çıktı. Bu artış hızının önümüzdeki dönemde devam edeceğinin en büyük göstergesi yapmış olduğumuz sözleşmelerdir.
2025 yılı içerisinde 1 milyar dolara yakın yeni ihracat sözleşmesi yaptık. Bekleyen işler ise bu rakamı ikiye katlayacak seviyede. Bu durum bizim sorumluluğumuz çok artırıyor ve hedeflerimizi büyütmemizi sağlıyor. Yani biz 2027-2028 yılı için belirlediğimiz hedefleri 2026'ya çektik. Neredeyse hedeflerimizi 2 sene daha önceden tutturabilecek bir noktaya geldik. 2026'da yüzde 50'nin üzerinde ihracat ve aynı zamanda ciro büyümesi, 'backlog' büyümesi hedefliyoruz.
Yoğun test faaliyeti devam ediyor. 2025 yılı içerisinde 850 gün sahada test yapmışız. Bu şu anlama geliyor; birden fazla ekibimiz aynı anda, Sinop'ta, Aksaray'da, İğneada'da, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bizim yeni geliştirdiğimiz sistemlerin testlerini yapmışlar. Geliştirmelerin ne kadar hızlı sürdüğünün en açık göstergesi.
Tanksavar füzelerinden balistik füzelere, seyir füzelerinden MANPAD'lere ve akıllı mühimmatlara kadar ciddi şekilde geniş bir ailenin bireylerini artırmaya, onların bir kısmının da özelliklerini daha üst seviyeye çekmeye çalışıyoruz.
TAYFUN FÜZESİ SERİ ÜRETİLİYOR, CİDDİ RAKAMLARA ULAŞTIK
Hem çevremizdeki hem de dünyanın çeşitli noktalarındaki çatışmalarda şunu görüyoruz: Aslında uzun menzilli saldırı yeteneğiniz, savunma yeteneğiniz ve sürü dron atakları dediğimiz sistemler gerçekten uluslararası alanda çok ön plana çıkan sistemler oldu. Biz bunlara çok yoğun yatırım yapıyoruz.
Balistik füze ailemiz TAYFUN bloklarından oluşuyor ama taktik seviyede 300, 230, 122 füzelerimiz ve bunlarla birlikte devam eden birçok sistem her katmanda var. 11 kilometreden başlıyor ve uzun menzillere kadar gidebiliyor. ROKETSAN şu anda çok ciddi bir balistik füze envanterine sahiptir.
Hangileri ön plana çıkacak diye baktığımızda, zaten bizim çok uzun süredir üzerine yatırım yaptığımız ÇELİKKUBBE hava savunma sistemi 2026'da yeni üyeleri ve yeni kabiliyetleriyle, sahaya verdiğimiz seri üretim halindeki ürünlerimizle kabiliyetlerini giderek daha da artıracak.
TAYFUN füzesinin seri üretimleri vargücüyle devam ediyor. Silahlı Kuvvetlerimize teslim ediliyor. Zaten onlarda ciddi bir rakama ulaştık. Blok-4 de inşallah başarılı testinden sonra bu yıl seri üretime girecek bir ürün olacak. Bunun yanısıra balistik füze TAYFUN ailesi ve diğer aileler, sadece yerden ateşlenen değil, SİHA'lardan ateşlenen balistik füzelerimiz var.
230 ve 122... (İHA-230 ve İHA-122) Bunlar sahada zaten ateşleniyor ve çok başarılı ürünler. Hedeflerine süpersonik hızlarda gidiyorlar. Lansmanını yaptığımız 300 ER de bu sene envantere girdiğinde vuruş menzilini çok daha üst seviyelere çıkarmış olacağız.
Bunlarla birlikte insansız hava araçlarımız... Türkiye'nin en çok güç sahibi olduğu ve dünyada popüler olduğu alan. İnsansız hava araçlarında neredeyse her hafta yeni bir varyant, yeni bir ürün deniyoruz. Kısa bir süre sonra (SİHA'dan) hava-hava denemelerini de yapacağız. Bunların hepsini birden değerlendirdiğimizde aslında 2026, birçok alanda aynı anda testler yaptığımız dolu dolu bir yıl olacak.
Ama çok daha önemli olan bir kısım daha var; seri üretimler... Halkımız da merak ediyor. ROKETSAN kazandığı bütün parayı altyapıya yatırıyor. Her yıl ROKETSAN kapasitesini katbekat artırıyor. Sadece son entegrasyon hattı açısından söylemiyorum; hammadde üretim altyapılarına da çok ciddi yatırım yapıyoruz. Çünkü dünyadaki krizler gösterdi ki hammaddede bir tıkanıklık var.
Geçtiğimiz yıl devreye giren yatırımlarla ROKETSAN'ın seri üretim kapasitesi birkaç kat arttı. Bu yıl inşallah çok daha fazla artışın olacağı bir yıl olacak. Sadece kendi ülkemizin değil, bütün dost ve kardeş ülkelerin ihtiyacını karşılayacağız. Sadece kendi ülkemizde yatırım yapıyor da değiliz. Ortak üretimler için yeni üretim hatları kuruyoruz. O hatların da devreye girmesiyle birlikte ROKETSAN'ın globalde savunmadan aldığı payı hızla yukarıya çıkaracağımızı değerlendiriyorum.
UZAYA GİTMEK İÇİN YÜZDE 100 KENDİ TEKNOLOJİMİZİ GELİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR
Hedeflerimizden bir tanesi kendi uydularımızı uzaya taşıyacak olan roketlerimizi kendi teknolojimizle geliştirmektir. ŞİMŞEK-1 ve ŞİMŞEK-2 aslında bu alanda yapmış olduğumuz projelerimiz, Savunma Sanayii Başkanlığı ile beraber yapıyoruz. ŞİMŞEK-1 ve ŞİMŞEK-2 aslında sıvı yakıtlı uzay motorlarından oluşan komplike bir sistem.
Roketlerin üzerinde birçok alt sistem var. Termal soğumayı ve ısınmayı sağlayacak olan, navigasyon yapabilecek olan, uzayla iletişim sağlayacak olan... Yönlendirme mekanizmaları... Çünkü atmosferin dışında bir yönlendirme mekanizması devreye giriyor ki, o tamamen farklı bir konsept. Bunların hepsini aslında biz yapmış olduğumuz SONDA atışlarıyla, denemelerle test ediyoruz.
Bunların bütünleşik bir halde vücut bulacağı en komplike sistem ŞİMŞEK-1 ve ŞİMŞEK-2 olacak. Onları uzaya çıkaracak sıvı yakıtlı jet motorlarını da biz yüzde 100 kendi teknolojimizle geliştiriyoruz ve üretiyoruz. Bunlar gelecekte hem uzay ekonomisi hem de uzaya bağımsız erişim anlamında çok kıymetli değerler kazandıracaktır.
Türkiye'nin uzayda ciddi bir oyuncu olma hedefi varsa ve yurtdışındaki müşterilere de bu hizmeti sunacaksa bunu mutlaka ve mutlaka kendi öz teknolojisiyle yapmak zorundadır. Bu hedefe kendini adamış, can havliyle çalışan büyük bir uzay grubumuz var. Uzay grubu yakın zaman içerisinde inşallah hem ŞİMŞEK-1 hem de ŞİMŞEK-2'yi uzayda göreceğimiz bir aşamaya getirecekler. 2-3 yıl gibi bir takvimi var ama ne kadar hızlı yapabilirsek o kadar iyi olacak.
GÖKBORA FÜZESİ METEOR'DAN ÇOK DAHA İYİ OLACAK
(Avrupa'nın METEOR hava-hava füzesiyle ROKETSAN'ın GÖKBORA karşılaştırması) GÖKBORA çok daha iyi bir füze olacak. Çünkü GÖKBORA'nın üzerindeki alt sistemlere, data-link kabiliyetine, motor yapısına, harp başlığına, sensör ve arayıcısına baktığınızda bu bahsettiğimiz alanda en yeni nesil füzelerden bir tanesi olacak.
Biz GÖKBORA'nın hem çok daha iyi bir füze olacağını düşünüyoruz hem de GÖKBORA'yı sadece Eurofighter'dan atmayacağız; KIZILELMA'dan atacağız, KAAN'dan atacağız. AKINCI'dan ve belki ANKA'dan atacağız. Her platforma entegre edebileceğimiz çok uzun menzilli bir görüş ötesi füzemiz olacak.
Bu füze bizim için çok kıymetli. Bunun olmazsa olmaz noktası da radar entegrasyonu. Kilit noktası... Orada da ASELSAN'la ROKETSAN'ın çok güzel bir birlikteliği var. Beraber çalışıyoruz. Onların geliştirdiği radarla bizim füzemiz güdülerek inşallah hedefini çok uzun mesafelerden vurabilecek. Bu özellikleriyle GÖKBORA'yı 2-2,5 yıl içerisinde hazır hale getirmeyi hedefliyoruz.
ÇELİKKUBBE'Yİ UZAYDAN GELEBİLECEK TEHDİTLERE DE HAZIRLIYORUZ
ÇELİKKUBBE sürekli geliştiriliyor, çünkü tehditler çok hızlı gelişiyor. Şimdi hipersonik var malum. Biz hipersonik hızda TAYFUN Blok-4'ü yaptık. Bununla beraber birçok hipersonik teknolojiye yatırım yapıyoruz. Bu şu demek oluyor: Bundan sonra gelecek tehditler hipersonik. Süpersoniği geçtik, hipersonik geliyor. Daha da çeşitlenecek bu... Hiperi de katlayacak olan projeler gelecek. Dolayısıyla bizim ÇELİKKUBBE'miz hava savunma sistemimizin omurgasını oluşturacak. Katmanlı bir yapı...
Şu anda bilinen hedeflere karşı etkinliği kanıtlanmış olan HİSAR ve SİPER sistemleri, ALKA ve SUNGUR sistemlerinin birleşmesinden oluşan ve yapay zeka ile desteklenen bir sistem. Bunun sensör altyapısı da var tabii... Radarları var, data-linkleri var. Erken uyarı, optik sistemleri var. Bunların hepsini birleştiren ve harmonize eden bir yapı ÇELİKKUBBE.
ÇELİKKUBBE'de ROKETSAN'ın sorumluluğu, sistemin vurucu gücünü oluşturan füzeleri ve silah sistemleri yapmaktır. Yani o gelecek tehditleri yakalayacak olan atiklik ve hızdaki füzeleri yapma görevi bizde. Bu görevi yerine getirmek için sadece bugünün tehditlerini değil geleceğin tehditlerini de dikkate alarak teknoloji geliştirmeniz lazım. Mesela gelecekte uzaydan gelecek tehditlerin ÇELİKKUBBE açısından çok ciddi olacağını düşünüyoruz. Onları da adresleyebilecek teknolojilere de yatırım yapıyoruz.
00 Yorum
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!