Polonya Rus tehdidine karşı nükleer silah istedi: Atom bombası kervanına Baltık ülkeleri de katılıyor
İsrail ve Rusya kaynaklı tehditler, pek çok ülkeyi nükleer silah edinme patikasına soktu. Rus tehdidini yakından hisseden Polonya'da atom bombasına sahip olma niyeti artık en üst makam tarafından dile getiriliyor. Varşova'dan yayılan şok dalgası kısa sürede Baltıklar'da yankılandı. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması çok yakında anlamsız hale gelebilir.
Birkaç seçkin ülke dışında başka hiçbir gücün atom bombasına sahip olmamasını sağlamayı amaçlayan ünlü anlaşma çökmek üzere. Türkiye'nin de taraf olduğu Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması (NPT) ulusal güvenliğini tehdit altında gören ülkelerin nükleer silahlara sahip olmasıyla birlikte yakında anlamsız hale gelebilir.
400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğu bilinen İran'ın bunu nükleer başlığa çevirmesine engel olmak için Washington ile Tahran arasında müzakereler sürüyor. Nükleer bombalara sahip İsrail ise bu yeteneği elde etme ihtimalini önlemek için İran'ı bombalamakla tehdit ediyor.
İsrail'in yayılmacı ve saldırgan tutumuyla bölgede oluşturduğu istikrarsızlık, Türkiye ve Suudi Arabistan'ı da güvenlik garantisi sağlamak üzere nükleer silah arayışına itebilir. İsrail'in Katar'a yönelik saldırısının ardından Suudi Arabistan ile Pakistan arasında kurulan güvenlik paktı, nükleer bombalara sahip İslamabad'ın Riyad'a sunduğu 'nükleer şemsiye' olarak algılandı.
Suud-Pakistan ittifakının Türkiye'nin de katılımıyla küresel ölçekte önemli etkilere yol açması beklenirken, nükleer kapasite arayışındaki güçlere Avrupa ülkeleri de eklendi. Bunların başında Rus tehdidini derinden hisseden Doğu Avrupa ülkesi Polonya geliyor.
Türk SİHA'larının kullanıcılarından biri olan ve Baykar şirketinden 24 adet Bayraktar TB2 satın alması sonrası geçtiğimiz yıl elektronik harp sistemlerinin tedariki için ASELSAN'la yaklaşık yarım milyar dolarlık sözleşme imzalayan Polonya, nükleer silah edinmenin yollarını arıyor.
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Rusya'nın 'saldırgan ve emperyalist' tavrına karşılık olarak ülkesinin kendi nükleer yeteneklerini geliştirmek için çalışmalara başlaması gerektiğini söyleyerek tüm dikkatleri üzerine çekti. Polsat News'e verdiği demeçte Nawrocki'nin bu beyanı, Varşova'yı diğer müttefiklerinden daha iddialı bir konuma yerleştirmesinin yanında NATO'nun doğu kanadındaki nükleer yayılma tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
NAWROCKI: İZLEMEMİZ GEREKEN YOL NÜKLEER SİLAHLARA SAHİP OLMAKTIR
Polonya ordusunun başkomutanı sıfatı da bulunan Nawrocki, "Polonya'nın nükleer programa katılmasının güçlü bir savunucusuyum" dedi. Ülkesinin coğrafî kırılganlığının altını çizen Nawrocki, "Silahlı çatışmanın eşiğinde bir milletiz ve saldırgan, emperyalist Rusya Federasyonu'nun Polonya'ya karşı tutumunu biliyoruz" ifadelerini kullandı.

Nükleer yetenek elde etmenin gerekliliğine vurgu yapan Polonya Cumhurbaşkanı, atom bombası edinme işlemlerine ne zaman ve ne şekilde başlanabileceğine ilişkin detay vermedi. "Uluslararası hukuka tümüyle saygı duyarak izlememiz gereken yol budur" diyen Nawrocki, ABD ile işbirliğine açık kapı bıraktı.
Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nın garantörlerinden olan ABD'nin Polonya'ya nükleer silah edinme imkânı verip vermeyeceğine ilişkin bir soruya karşılık Nawrocki, "Bilmiyorum ancak çalışmaya başlamak için bu yönde ilerlememiz gerekiyor" cevabı verdi. Varşova anlaşmaya taraf ülkeler arasında bulunuyor.
Nawrocki'nin önerisi, selefi Andrzej Duda'nın 2024'te NATO çerçevesinde Polonya topraklarında Amerikan nükleer silahlarının konuşlandırılması yönündeki teklifini bir adım daha ileriye taşıyor. Nawrocki'nin son açıklaması, uzun süredir nükleer silah sahibi olma niyeti bilinen Polonya'nın güvenlik politikasını yansıtıyor.
Rus tehdidini yakından hisseden Avrupa ülkeleri, nükleer silah edinme konusunda Polonya ile aynı yolu izliyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Münih Güvenlik Konferansı sırasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile 'Fransız nükleer şemsiyesini diğer Avrupalı ortaklara genişletme olasılığını görüştüklerini' açıkladı.
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması sonrası Fransa, AB içinde kendi nükleer cephaneliğine sahip tek ülke olarak kaldı. Macron, stratejik nükleer caydırıcılığa ilişkin Avrupa çapında bir tartışma yapılması gerektiğini daha önce pek çok kez gündeme getirdi.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Fransız nükleer şemsiyesini Varşova'ya doğru genişletecek bir anlaşmayı geçtiğimiz yıl Paris'le imzalamıştı. Nükleer şemsiye olarak bilinen bu düzenleme, nükleer kapasiteye sahip bir gücün, nükleer gücü olmayan müttefiklerine koruma sağlamasını içeriyor; benzer bir mekanizmayı Amerika Birleşik Devletleri onlarca yıldır NATO'ya garanti ediyor.
Ancak Donald Trump'ın ikinci döneminde Avrupa'da Washington'a duyulan güvensizliğin artması, ülkeleri kendi güvenlik çözümlerini bulmaya zorladı. ABD'nin Avrupa güvenliğinden çekilme olasılığı, stratejik tartışmaların üzerinde bir tehdit olarak beliriyor ve Almanya gibi ülkeler 'transatlantik ilişkilerin yeniden düzenlenmesi' çağrısı yapıyor.
NÜKLEER SİLAH EDİNMEK İSTEYEN TEK GÜÇ POLONYA DEĞİL
Rusya, Polonya'nın komşusu Belarus'a 2023 yılında taktik nükleer silahlar konuşlandırmıştı. Rus ordusu aynı zamanda Şubat 2022'de Ukrayna'ya yönelik başlattığı topyekûn işgal hamlesinde Belarus topraklarını yeni cephe açmakta kullandı. Polonya, Rusya'nın karadan bağlantısı bulunmayan Kaliningrad bölgesiyle de sınır komşusu durumunda. Mevcut tablo, Belarus sınırına sadece 140 kilometre mesafedeki Varşova'yı Rus tehdidini en çok hisseden NATO ülkesi haline getiriyor.
Polonya'nın savunma harcamaları halihazırda millî gelirinin yüzde 5'ine yaklaştı. NATO ülkeleri arasında en yüksek düzeyde savunma harcaması yapan başkentlerden biri olan Varşova, Avrupa merkezli savunma tedarik programı SAFE'ten en çok yararlanan ülkeler arasında bulunuyor.
Kremlin, Nawrocki'nin 'nükleer silah' açıklamalarına henüz resmî bir cevap vermedi ancak Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, 2024 yılındaki açıklamasında, Polonya'nın Amerikan nükleer silahlarına ev sahipliği yapması durumunda bu ülkenin Rus ordusu için meşrû bir hedef olarak değerlendirileceği uyarısı yapmıştı.
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin nükleer silah mesajıyla gelişen şok dalgası kısa sürede Baltık kıyılarına ulaştı. Letonya Başbakanı Evika Silina, Rusya'ya karşı en savunmasız bölgelerden birinde güvenliğin güçlendirilmesine atıfta bulunarak "Nükleer caydırıcılık bize yeni fırsatlar sunabilir. Neden olmasın?" dedi.
Geçtiğimiz günlerde ağırlıklı olarak Batılı ülkeleri bir araya getiren Münih Güvenlik Konferansı'nda İsveç, Norveç, Almanya ve Hollanda, Fransa'nın nükleer caydırıcılık gücünden yararlanmak için zemin yokladı. Letonya Başbakanı Silina'nın mesajı da bu esnada geldi.
Giderek daha da artan güvenlik kaygılarının çok yakın bir gelecekte nükleer silahların sadece birkaç ülkede değil onlarcasında bulunmasına neden olacağı yönündeki tahminler artık gerçeğe yakın görünüyor.
00 Yorum
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!