İspanya adım adım KAAN'a yaklaşıyor: Şimdi hayal ettiğimden daha gerçekçi hale geldi
HÜRJET'in ortağı İspanya adım adım KAAN'a yaklaşıyor. 6. nesil uçak projesi FCAS'ın Fransa-Almanya çekişmesi nedeniyle çökmenin eşiğine gelmesi, programın 3. ortağı İspanyolları acil bir alternatif arayışına itti. Geçtiğimiz aylarda KAAN ortaklığını bir 'senaryo' olarak gündeme getiren Madrid merkezli Defensa Seguridad, mevcut gelişmelerin ardından bu ihtimalin artık son derece gerçekçi bir olasılık olduğundan bahsediyor.
Fransa, Almanya ve İspanya ortaklığındaki 6. nesil savaş uçağı projesi FCAS, Paris ile Berlin arasındaki sürtüşme nedeniyle dağılmanın eşiğine geldi. Projenin yüzde 80'inde yegâne lisans sahibi olmak isteyen Fransızlar, Alman yönetiminin rest çekmesine karşın geri adım atmıyor. 6. nesil uçak konusunda Avrupa'nın iki projesinden biri olan FCAS'ın üzerindeki kara bulutlar, programın ortağı İspanya'yı alternatif arayışlara itti.
Hava Kuvvetleri'ne kazandırılacak yeni jet eğitim uçağı için TUSAŞ'ın HÜRJET'inde karar kılan ve en az 30 uçağı kapsayan kesin sözleşmeyi 2025 sonunda ilan eden Madrid yönetimi, Ankara ile sürmekte olan havacılık işbirliğini bir üst aşamaya geçirip KAAN'a ortak olabilir. Bu yöndeki tartışmalar, FCAS programı havlu atmak üzereyken daha da alevlendi.
Geçtiğimiz ağustos ayında kaleme aldığı 'KAAN, İspanya ve Stratejik İkilemimiz' başlıklı analiziyle büyük tartışma yaratan savunma uzmanı Roberto Escamez, Defensa y Seguridad'da (DYS) yayınladığı yeni makalesinde, KAAN'ın Madrid için neden en önemli alternatif olduğunu tafsilatlı olarak anlatmaya soyundu.
"FCAS'ın Çöküşü ve 'KAAN Etkisi' Arasında: Endüstriyel Egemenlik, Siyasî Riskler ve İspanya İçin Açılan Boşluk" başlığını taşıyan çarpıcı analiz, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün KAAN'a ilişkin paylaştığı son fotoğrafların ardından servis edildi. Escamez, KAAN'a sahip olmanın İspanya için avantaj ve risklerini objektif biçimde değerlendirdiği yazısında özetle şöyle söylüyor:

Birkaç ay önce, İspanyol hükümetinin F-35'i satın almayı kesin olarak reddetmesi ışığında 'Türk seçeneğini' incelediğim bir senaryo ortaya atmıştım. İspanyol sanayisinin HÜRJET'e gösterdiği ilgi sonrası oldukça yüksek bir olasılık haline gelen ve Türkiye'nin de çok olumlu karşılayacağı bir durum olan Türk KAAN projesinde işbirliği olasılığını gündeme getirdim.
O zamanlar bunu F-18 Hornet'lerimizin yerine geçecek bir uçak olarak ve FCAS akıbetinin ölümcül olması durumunda yeni nesil bir savaş uçağına ve kim bilir, belki de gelecekte 6. nesil bir savaş uçağının ortak geliştirilmesine giden bir basamak olarak görüyordum. Görünüşe göre bu plan hayal ettiğimden daha gerçekçi hale geliyor ve FCAS ortakları arasındaki son gelişmeleri ve gidişatı göz önünde bulundurarak, Türkiye ile muhtemel bir anlaşmanın ülkemiz için ne anlama gelebileceğini analiz edelim.
Savunma jeopolitiğinin çamuruna dalıyoruz Bu iyi bir meydan okuma. Doğru; FCAS oldukça zorlu bir süreç oldu. Avrupa'nın stratejik özerkliğinin sembolü olarak başlayan bu proje, sürekli bir endüstriyel savaş alanına dönüştü.
Sadece biz değil, başkaları da bu durumun şüpheli olduğunu düşünüyor. Dassault (Fransa) ve Airbus (Almanya/İspanya) arasında insanlı savaş uçağı bölümünün liderliği konusunda yaşanan gerilim, projeyi birkaç kez çöküşün eşiğine getirdi. Burada FCAS'ın dağılması durumunda nelere olur, ona bakalım:
1-İNSANLI SAVAŞ UÇAĞI: KIRILMA NOKTASI
FCAS çökerse ilk ayrılacak şey uçağın kendisi olur.
▪️FRANSA (Plan B): Bireysel olarak en iyi konumda olan ülke olurdu. Rafale deneyimine ve kendi nükleer caydırıcılık doktrinine sahip. Almanya geri çekilirse, Dassault muhtemelen tamamen Fransız bir projeye (Süper Rafale veya gelişmiş bir Rafale F5) öncülük ederek bunu finanse edebilecek küçük ortaklar arayacaktır.
▪️ALMANYA (İkilem): Fransa olmadan Almanya zor bir durumda. Seçenekleri, İtalya ile olası katılımı konusunda görüşmelere başlamış olan GCAP'e (İngiliz-İtalyan-Japon projesi) katılmak veya Berlin'in Paris'in hoşnutsuzluğuna rağmen yapmaya başladığı gibi, ABD'den daha fazla F-35 satın almak olacaktır. Hatta İsveç ile seçenekleri araştırdıklarını bile gördük.
2-AYAKTA KALABİLECEK SÜTUNLAR
Ortak bir uçak olmasa bile, yapılan yatırım 'modüler işbirliği' şeması kapsamında bazı teknolojik bileşenlerin kurtarılmasını sağlayabilir:
▪️SAVAŞ BULUTU: İkisi için de hayatî önem taşıyor. Her şeyin iletişim kurmasını sağlayan yazılım ve veri ağı. Fransız ve Alman savaş uçaklarının (her ne olursa olsun) aynı dile konuşabilmesi için bunu standartlaştırabilirlerdi.
▪️İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI VE UZAKTAN KUMANDALI TAŞIYICILAR: Refakatçi insansız hava araçlarının geliştirilmesi, ulusal egemenlik düzeyinde daha az tartışmalıdır ve bağımsız bir sanayi konsorsiyumu olarak sürdürülebilir.
▪️MOTORLAR: Safran (Fransa) ve MTU (Almanya) halihazırda diğer motorlara uygulanabilecek ileri düzeyde anlaşmalara sahipler.
3-BİRLEŞİK KRALLIK FAKTÖRÜ (GCAP)
Fransa ve Almanya arasındaki anlaşmazlık devam ederken GCAP projesi çok daha sorunsuz bir şekilde ilerliyor. İşin ironik yanı, FCAS'ın dağılmasının Almanya ve İspanya'yı İngilizlere yaklaşmaya itmesi (Almanlar zaten daha önce de belirttiğim gibi İtalya aracılığıyla bunu yapıyorlar) ve Fransa'yı teknolojik ihtişamıyla yalnız bırakması olurdu.
▪️GERÇEKÇİ BİR BAKIŞ: Savunmada 'batamayacak kadar büyük' tehlikeli bir ifadedir. FCAS şu anda endüstriyel uyumdan ziyade siyasî irade sayesinde ayakta kalıyor.
Şimdi biraz 'arka oda jeopolitikası' dediğimiz konuya geçelim. Tanımladığımız şey sadece bir olasılık değil, birçok savunma analistinin kapalı kapılar ardında zaten varsaydığı bir senaryo. İspanya'nın durumu gerçekten de en kırılgan olanı. Almanya diğer projelere 'para ödeyerek' dahil olma gücüne sahipken ve Fransa bağımsız hareket etme egemenliğine sahipken, İspanya partiye para ödeyen ama dans edemeyen ortak olarak görülme riskiyle karşı karşıya.
Burada sürpriz konuk olarak Türk KAAN'ın da yer aldığı bu satranç tahtasına bakacağız.
4-ALMANYA-GCAP YAKINLAŞMASI VE İTALYA'NIN ROLÜ
Almanya, İtalya'yı (GCAP ortağı) bir köprü olarak kullanıyor. Berlin için FCAS siyasî olarak doğru ancak Dassault'un talepleri nedeniyle endüstriyel olarak bir baş ağrısı. İspanya için risk, Almanya'nın GCAP'e (Tempest) geçmesi durumunda, İspanya'nın Fransız hegemonyasına karşı doğal müttefikini kaybetmesidir. Eğer Fransa ile başbaşa kalma 'tuzağına düşersek' endüstrimiz (Indra, Airbus İspanya) dev Dassault'a kıyasla ikincil bir rol oynar.
5-TÜRK SEÇENEĞİ: TUSAŞ KAAN...
İşte işler burada ilginç bir hâl alıyor. KAAN artık sadece bir PowerPoint sunumu değil; uçuyor. Türkiye, Avrupa'nın bürokrasiye kaptırdığı bir çevikliği sergiledi. Finansman ve ortaklar açısından Suudi Arabistan ve Endonezya'nın (ki Endonezya halihazırda 10 milyar dolarlık anlaşma imzaladı) katılımı, F-35 programından dışlandıktan sonra projeye ihtiyaç duyduğu mâlî desteği sağlamaktadır.
Bu nedenle şu soru ortaya çıkıyor: Bu, İspanya için bir seçenek mi? Teknik olarak, İspanya ve Türkiye mükemmel bir endüstriyel ilişkiye sahip (uçak gemisi Juan Carlos ve Türk kardeş gemisi Anadolu bunun en iyi örneği).
Jeopolitik 'ama' ise İspanya için KAAN'a katılmanın AB ve NATO içinde diplomatik bir depreme yol açacağıdır. Bununla birlikte, FCAS başarısız olursa ve GCAP önemli bir endüstriyel katılım sağlamamıza izin vermezse KAAN, İspanya'nın sadece müşteri olmak yerine gerçek bir endüstriyel pay müzakere edebileceği tek ABD dışı 5./6. nesil platformdur.
6-İSVEÇ FAKTÖRÜ (SAAB)
İsveç sürpriz ülke konumunda. İsveçliler mevcut haliyle FCAS'ın kendileri için ilgi çekici olmadığını, daha hafif ve verimli bir şey aradıklarını açıkça belirttiler. İspanya ve Almanya ile olan temasları, Fransız ulusal gururundan ziyade operasyonel verimliliğe öncelik veren 'makul ülkeler' bloğu oluşturmayı amaçlıyor.

Bu bizi temel bir sonuca götürebilir: İspanya bir yol ayrımında. Eğer FCAS dağılırsa, Savunma Bakanlığı Fransız etkisi altında endüstriyel olarak önemsiz kalmak ya da Türkiye veya İsveç-İngiliz bloğuyla ittifaklar arayarak cesur (ve riskli) bir kumar oynamak arasında seçim yapmak zorunda kalacak. Şimdi, Avrupa savunmasının geleneksel anlatısından kopan büyüleyici bir konuya gelelim. Bir zamanlar 'Türk çılgınlığı' gibi görünün şey, artık birçok Avrupa ülkesinin zaten araştırdığı endüstriyel bir gerçeklik haline geldi.
KAAN ETKİSİ: FCAS'IN ÇÖKÜŞÜ KARŞISINDA TÜRKİYE, İSPANYA'NIN ENDÜSTRİYEL CAN SİMİDİ Mİ?
FCAS (Fransa-Almanya-İspanya) programının dağılması artık bir söylenti olmaktan çıkıp pratikte gerçek bir planlama senaryosuna döşünüyor. Fransa egemenliğine sıkıca bağlı kalırken, Almanya, İngiliz-İtalyan GCAP'ine göz dikmiş durumda ve İspanya belirsizlik içinde kalma riskiyle karşı karşıya. Bu boşlukta, yakın zamana kadar olası görülmeyen bir alternatif ortaya çıktı: KAAN...
Amerikan F-35'in aksine (alıcının yazılıma veya sistemlerine dokunamadığı bir kara kutu), Türkiye gerçek bir ortak üretim modeli sunuyor.
▪️UÇAK VE GÖVDE: KAAN, halihazırda uçmakta olan 5. nesil (6. nesil potansiyeli olan) bir savaş uçağıdır. İspanyol endüstrisi (Airbus İspanya, Aciturri) için, açık bir platform için karbonfiber uçak gövdelerinin üretiminde yer almak, sadece Fransız veya Amerikan parçalarını bir araya getirmekten daha kârlı olacaktır.
▪️SİSTEMLER VE AVİYONİK: İşte Indra gibi şirketlerin parlayabileceği alan burası. Türkiye, savaş uçağının İspanyollaştırılmasına açık; bu da İspanya'nın Lockheed Martin tarafından uygulanan kaynak kod kısıtlamaları olmadan kendi elektronik savaş sistemlerini, ulusal AESA radarlarını ve veri bağlantılarını entegre etmesine olanak tanıyor.
▪️MOTOR (EN BÜYÜK ZORLUK): Şu anda Amerikan F110 motoru kullanılıyor ancak Türkiye, yerli üretim bir motorla bağımsızlık arayışında. İspanya, ITP Aero aracılığıyla FCAS programında Fransız Safran ve Alman MTU şirketleri tarafından tamamen engellenen 5. nesil motorun ortak geliştirilmesi için altın bir fırsata sahip.

DİPLOMATİK DEPREM: EFSANE Mİ, GERÇEK Mİ?
AB ve NATO ile yaşanan çatışma hakkında çok konuşuluyor, ancak 2026 gerçeği farklı bir hikâye anlatıyor. Endüstriyel 'Türk düşmanlığı' tamamen zorunluluktan dolayı ortadan kalkıyor. Örnekler çoktur. Örneğin İngiltere ve İtalya, motorlar ve deniz sistemleri konusunda Türkiye ile zaten kapsamlı bir işbirliği içindeler.
Romanya, Polonya ve Arnavutluk gibi Doğu Avrupa ülkeleri Türk insansız hava araçları ve zırhlı araçlarının müşterisi olup bunları NATO yapılarına sorunsuz bir şekilde entegre ediyorlar. Suudi Arabistan'ın finansal ortak olarak katılması sayesinde, Arap finansmanı önemli bir rol oynuyor; bu da projenin fon yetersizliği nedeniyle durmayacağını garanti ediyor.
İSPANYOL USÛLÜ: İspanya zaten önemli adımlar attı. Yaşlanan F-5'lerinin yerine HÜRJET eğitim uçağı satın alması tesadüf değil. Bu daha geniş bir işbirliği için bir prova niteliğinde. İspanya KAAN programına katılırsa, sadece bir uçak satın almakla kalmayacak; Türkiye ile ortaklık içinde, Endonezya ve Basra Körfezi gibi pazarlara üretme, modifiye etme ve ihraç etme hakkını da elde edecek.
SONUÇ: Paris ve Berlin FCAS'ı kimin kontrol edeceği konusunda çekişirken, KAAN İspanya'ya hiçbir ortağın sağlayamayacağı bir şey sunuyor: Ortak endüstriyel liderlik. Stratejik özerkliğin son derece önemli olduğu bir dünyada, Türk savaş uçağı İspanyol havacılık endüstrisini ayakta tutacak köprü olabilir.
Önerdiğimiz şey sadece bir savunma teorisi değil; İspanya'da endüstriyel izlerini şimdiden bırakmaya başlayan bir yol haritası. HÜRJET için yapılan son anlaşma, aslında KAAN projesi üzerinde çok daha derin bir işbirliğinin truva atı niteliğinde.
ENDÜSTRİYEL DAĞITIM: KİM NE YAPIYOR?
Peki, Madrid-Ankara eksenindeki sanayi pastasının bölüşümü nasıl olabilir?
İspanya KAAN sistemine geçmeye karar verirse, bu düzenleme (F-35'te olduğu gibi) bir müşteri ilişkisi değil, bir ortak üretici ilişkisi olacaktır. HÜRJET için daha önce imzalanan mutabakat zaptlarına göre, sorumluluklar şu şekilde bölünecektir:
INDRA (Sistemler ve Beyin): Eurofighter'ın başarısının ardından Indra, aviyonik alanında 'İspanyollaştırma'ya öncülük etme kapasitesine sahip. Ulusal AESA radarını ve elektronik harp sistemlerini (DASS) KAAN'a entegre edebilir. Bu, İspanya'nın görev verileri üzerinde tam kontrol sahibi olmasını sağlayacak; işte bu, ABD'nin asla izin vermediği şey.
ITP Aero (Motor): En kritik nokta. Şu anda KAAN, Amerikan motorları (F110) kullanıyor ancak Türkiye'nin 2032 yılına kadar yerli üretim bir motora ihtiyacı var. ITP Aero, Fransız Safran'ın FCAS'taki ablukasını aşarak 5. nesil bir motorun sertifikalandırılması için Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu ortak olabilir.
AIRBUS İspanya (Yapı ve Montaj): Getafe ve Albacete fabrikaları Türk HÜRJET'in İspanya'daki üretimi ve özelleştirilmesi için zaten belirlenmiş durumda. Bu emsal, KAAN'ın Avrupa veya Latin Amerika pazarı için İspanya'da nihaî montaj hattına sahip olmasının önünü açıyor.

JEOPOLİTİK FAKTÖR: NEDEN ŞİMDİ?
Eğer sözkonusu olan bir 'deprem' ise, diğer Avrupa ülkelerinin neden Türkiye ile işbirliği yaptığı sorusuna verilecek cevap savunmanın pratik gerçekleridir. Avrupa, F-35'in doğrudan satın alma değil, kiralama olduğunu fark etti. Türkiye ise kaynak kodunun sahipliğini teklif ediyor.
Gerilimlere rağmen KAAN, NATO ile birlikte çalışabilir şekilde tasarlandı. İspanya, sistemin Avrupa 'doğrulayıcısı' olarak hareket ederek diğer ülkelere bu savaş uçağını değerlendirme konusunda güven verecektir. Ayrıca Türkiye 250'den fazla, Endonezya 48 ve Suudi Arabistan ise 100'e kadar KAAN tedariki planladığı için KAAN'ın birim maliyeti, sipariş eksikliği nedeniyle hayata geçirilemeyen bir FCAS'a göre yüzde 30 daha düşük olacaktır.
KARŞI ARGÜMAN: YALNIZLIK RİSKİ
İspanya için en büyük tehlike, Türkiye'ye bel bağlayarak Airbus Fransa ve Dassault'a kapıların kesin olarak kapatılmasıdır. Eğer KAAN projesi yerli motor geliştirme aşamasında başarısız olursa, İspanya mükemmel bir platforma sahip olsa bile ABD'nin veto uygulaması nedeniyle modern motorlardan yoksun kalma riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Dikkate alınması gereken önemli bir nokta, İspanya için HÜRJET ile yapılan sözleşmenin (yaklaşık 3 milyar dolar) pilot ve mekanik eğitimini de içermesidir. Bu 2028 yılına kadar İspanyol Hava Kuvvetlerinin bakım kılavuzlarında Türkçe kullanmaya başlayacağı anlamına gelir. KAAN'a geçiş bir sonraki mantıklı adım olacaktır.
00 Yorum
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!